İLKÖĞRETİME GEÇİŞ
OKUL ÖNCESİNDEN İLKÖĞRETİME GEÇİŞ
1.ÇOCUĞUN YAŞANTISINDA İLKÖĞRETİMİN YERİ VE ÖNEMİ
Düzenli bir eğitim ve öğretimin gerçekleşmesinde
yüzyıllardır ailelerin yardımcısı olan okul bir kurum olarak ortaya çıktığından
bu yana anne ve babalar buraya birtakım bilgi ve becerileri kazanması için
gönderdikleri çocuklarının başarısı ile yakından ilgilenmişlerdir.Bilginin
geçmiş yıllara göre hızla arttığı fakat bilgiye ulaşmanın daha kolay olduğu
günümüz toplumlarında okul öğretisi önemini hala korumaktadır.Bu gün artık
sayısız denilebilecek kadar çok bilgi kaynağından gelen bilgilerin
tasnifi,değerlendirilmesi,bunların arasından birey ve toplum için en geçerli
olanların ayıklanması işlemi de okullarda yapılmak durumundadır.
Çağdaş toplumlarda eğitimciler,öğretmenler ve anne,babalar
sürekli olarak çocukların daha başarılı olmaları için çareler aramaktadırlar.
Çocuk doğar doğmaz kendisini bir aile ve ev ortamı içinde
bulur.Başlangıçta dünyasındaki en önemli kişi annesidir,daha sonra giderek baba
ve diğer aile bireyleri de önem kazanmaya başlarlar.3-4 yaşlarından sonra artık
arkadaşlara da ilgi artar ve onlarla çeşitli oyun faaliyetlerine katılırlar.6-7
yaşlarına gelen çocuk yaşamının büyük bir bölümünü geçireceği başka bir ortama
girmek ve buna uyum sağlamak görevi ile karşı karşıyadır
Okul öncesi eğitim döneminden ilköğretime geçişte hiç
zorlanmazken bir kısmı ilk gün sınıfa girmekte,annelerinden ayrılmakta,arkadaş
ve öğretmenlerine alışmakta zorluk çekerler.
2.HAZIRLIKLI OLMAK NE DEMEKTİR?
Ünlü İngiliz eğitimciye göre hazırlıklı olmak her türlü
öğrenme için hazırlık,çocuğun her hangi bir duygusal zorluğa uğramadan kolayca
ve yeterli şekilde öğrenebileceği dönemdir.Bu o zamana kadar bazı bilgi ve
becerilerin kazanılmasında güçlük çeken çocuğun bunu artık kolayca
yapabilmesidir.
Başaranın hazırbulunuşluk diye ifade ettiği hazırlıklı olma
kavramı olgunlaşmadan daha geniş bir kavramdır.Bireyin bir işi yapabilmesi için
yanında bu iş için gerekli olan ön bilgi,beceri ve tutumu da kazanmış olması
gerekir.Hazırbulunuşluk,böylece hem olgunlaşma kavramını hem de iş için gerekli
ön yeterliliği kapsamaktadır.
OKUMA YAZMA HAZIRLIĞINDA ROL OYNAYAN TEMEL FAKTÖRLER
-
FİZYOLOJİK FAKTÖRLER
-
ZEKA FAKTÖRÜ
-
ÇEVRESEL FAKTÖRLER
-
DUYGUSAL FAKTÖRLER
1.Fizyolojik Faktörler:Bugün ülkemizde de dünyanın bir çok
ülkesinde olduğu gibi kronolojik yaş ilköğretime başlamak için başlıca ölçüdür.6
yaşını bitiren çocuklar ilköğretime kabul edilmektedir.Ama bu ülkeden ülkeye
farklılık göstermektedir.
Aslında okula hazır olmanın saptanmasında bilmemiz gereken
şey çocuğun gelişim seviyesidir.
Çocukta gelişen fiziksel bir olgunsuzluk davranış
olgunsuzluğunu da beraberinde getirdiği gibi aynı şekilde fiziksel olgunluk
davranış olgunluğu ile birlikte görülebilir.
Görme,duyma, konuşma bozuklukları da okumayı etkiler.
Önemli olan çocuğun yaşına uygun bir beden gelişimine sahip
olup olmadığı,görme ve işitmesinde beyin fonksiyonlarında herhangibir bozukluğun
bulunup bulunmadığının tespit edilmesidir.
2.Zeka Faktörü:Çocuğun okuma öğrenmesinde yardımcı
olabilecek becerilerin önceden kazanılması önem taşımaktadır.
Genellikle normal bir sınıfta okuma öğrenmek için gerekli
olan zeka yaşı kullanılan öğrenme yöntemi ve malzemelere göre değişiklik
gösterir.
Hangi zeka türünün bireyde daha gelişmiş olduğunun
bilinmesi ve buna uygun yöntemlerin kullanılması da önemlidir.
Son Güncelleme: 28-Nisan-2006