ÇOCUĞUN İHTİYAÇLARI
OKUL ÖNCESİ ÇOCUĞUN
İHTİYAÇLARI
-
GÜVEN
-
SEVGİ
-
HAREKET
-
ANLAYIŞ
-
İLGİ
-
ÇEVRE
Çocuğa
sevgi ve anlayış ile yaklaşarak ona güven duygusunu vermemiz gereklidir.Bunu
verirken çocuğun hem kendi akranları ile hem de yetişkinlerle kurduğu çevreyi
göz önünde bulundurmamız gereklidir.Okul öncesi dönemdeki çocuğu ihtiyaçlarını
anlaya bilmemiz için önce çocuğun kim olduğunu ve çevresel sorunlarını bilmemiz
gereklidir.
Okulöncesi Çocuğu Kimdir?
Çocuklar bir günde bebeklikten okulöncesi döneme geçmezler.
Siz çocuğunuzun ne kadar aksi ve işbirliğine girilmesi ne kadar zor bir çocuk
olduğunu düşünüp durur ve bu duruma üzülürken bir süre sonra çocuğunuzun
gerçekten büyümüş olduğunu, bir bebek gibi değil de bir çocuk gibi davrandığını
fark edersiniz. En azından günün büyük bir kısmında böyle davranır. Bir çocuğu
çocukluk dönemine sokan asıl değişmeler 2,5 – 3,5 yaşları arasındaki
değişmelerdir.
Çocuklar bir günde bebeklikten okulöncesi döneme geçmezler.
Siz çocuğunuzun ne kadar aksi ve işbirliğine girilmesi ne kadar zor bir çocuk
olduğunu düşünüp durur ve bu duruma üzülürken bir süre sonra çocuğunuzun
gerçekten büyümüş olduğunu, bir bebek gibi değil de bir çocuk gibi davrandığını
fark edersiniz. En azından günün büyük bir kısmında böyle davranır. Bir çocuğu
çocukluk dönemine sokan asıl değişmeler 2,5 – 3,5 yaşları arasındaki
değişmelerdir.
Bir okulöncesi çocuğu dil gelişimi sayesinde artık daha az
şey yapmaya daha çok şey söylemeye başlar. Becerileri artar ve daha çok şeyi
başarır. Daha çok şeyi başardığını hissettikçe kendini daha çok içinde
yaşadığı dünyanın bir parçası sayar ve o dünyayı genişletmek için daha çok zaman
ve enerji harcar. Çocuğunuzun kendi kendine soyunma, yemek yeme ve
ayakkabılarını giyme gibi becerileri arttıkça size daha fazla zaman kalır;
ancak bu kez de kalan zaman çocuğun büyüleyici zihin gelişimini keşfetmek ve
izlemekle geçer. Günden güne daha çok şeyi hatırladığını, daha önce
öğrendiği bir şeyi unutmayıp yeni bir durumda kullandığını, isteklerini
ertelemede zorlandığını ama seçim şansı verildiğinde basit seçimleri
yapabildiğini görürsünüz.
Okulöncesindeki çocuklar kendi etkinliklerini yetişkinlerin
yaptığı gibi, hareket, düşünme ve duygulanım olarak ayrıştıramazlar. Bedenlerini
kendileri olarak düşündükleri için bedenin gücü ve ne ölçüde etkili kullanıldığı
her iki cinsiyet için de önemlidir. Bedeniyle yaptığı bir işte başarısız olan
çocuk kendini tümüyle başarısız hisseder. Kendi gücünü bilmek, kendini ortaya
koymak ve başarabileceklerini görmek ister. Yürüyebildiğini bilir, fakat ne
kadar hızlı yürüdüğünü görmek ister, tırmanabildiğini bilir, fakat gördüğü bir
duvara tırmanıp tırmanamayacağını merak eder. Bilek kuvvetiyle kaldıramadığı bir
eşyayı omzuna kuvvet vererek kaldırabileceğini görür. Deneyimleri sonunda
bizim için sıradan olan pek çok şeyi keşfeder. Örneğin, ayaklarını bir araya
getirerek topu durdurabileceğini, avuç içinde ıslak kumu taşıyabileceğini fakat
kuru kumu taşıyamayacağını, bayır aşağı koşabileceğini oysa bayır yukarı
koşamayacağını, bir tahtanın üstünde elleri iki yana açık olarak
yürüyebileceğini fakat lolipopu ağzına koymak istediğinde düşeceğini yaşayarak
öğrenir.
Bedeni ve zihni birlikte hareket ettiği için televizyonda
dört nala giden atları gördüğünde kendisi de odada öyle koşar, bağırır, zıplar
ve yerinde duramaz. Duygularını da hala bir ölçüde bedeniyle ifade etmeye devam
ettiği için kızınca ağlayıp kendini yere atabilir. Sevgisini göstermek için
gelip sık sık sizi öpebilir. Bu davranışlar içindeki bir çocuk, özellikle
kalabalık yerlerde bu tür duygu gösterimleri sebebiyle utandırılmamalı ve
fiziksel ceza uygulanmamalıdır. Bir okulöncesi çocuğa sahip olmanın en zor
tarafı, onun duygularını, düşüncelerini ve davranışlarını kabul etmek ancak onu
incitmeden bunların uygun biçimde nasıl ortaya konulacağını öğretmektir.
Son Güncelleme: 28-Nisan-2006