Anasayfa
Okul Öncesi Eðitim
Temel Ýlkeleri
EÐÝTÝM KURUMLARI
Linkler
Arama
Geliþim Özellikleri
Çocuk ve Ebeveyn
BOÞANMIÞ AÝLE
Çocuk ve Kitap
Çocuk ve Din
Çocuk ve Müzik
Çocuk ve Resim
CÝNSEL GELÝÞÝM
OYUN VE OYUNCAK
ÇOCUÐUN ÝHTÝYAÇLARI
KARDEÞ ÝLÝÞKÝLERÝ
ÝLKÖÐRETÝME GEÇÝÞ
TEMEL ALIÞKANLIKLAR
MULTÝMEDYA VE ÇOCUK
DÜNYADA OKULÖNCESÝ
TÜRKÝYEDE OKULÖNCESÝ
OKULÖNCESÝ VE AÝLE

 

 

 

 

picture

 

 

 

 

 

 

admin@anasinifi.com

 

 

 

 

BOŞANMIŞ AİLE

            

Boşanmış aileden gelen çocuklar, kendi evliliklerinde başarılı olabilirler mi? Bu soruya kesin bir cevap verme olanağı yoktur. Araştırmalar birbirleriyle çelişen sonuçlar vermektedir. Price-Bonham ve Balswick(1980) ve bu konuda yapılan araştırmaları gözden geçirdikten sonra şu sonuca varmışlardır: boşanmış aileden gelen bireyler kendi evliliklerinde boşanma eğilimini biraz daha belirgin olarak gösterirler ancak arada ki fark o kadar büyük değildir. Başka psikologlar kendi araştırmalarında, boşanmış ve boşanmamış aileden gelen bireylerin boşanma sayısı arasında anlamlı herhangi bir fark bulamamışlardır. Araştırmaların bir birleriyle çelişen sonuçlar vermelerinin bir nedeni boşanma faktörünün dışında başka hiçbir faktörü işin içine katmamış olmalarıdır. Aileler birbirinden büyük farklılıklar gösterebilmektedirler. Örneğin çocuğun boşanmadan etkilenip etkilenmemesinde ana-babanın boşanma anında birbirlerine davranış biçimleri önemli rol oynar. Birbirlerine saygı ile davranabilmiş, çocuklar önünde kavga etmekten kaçınmış, ana-babanın çocukları, günlük yaşamlarına daha çabuk uyum gösterir.
 

Bir başka faktör de, boşanmadan sonra çocuğun hem anne hem de babayla ilişkisini sürdürebilme olanağıdır boşandıktan sonra evden ayrılan ve çocuğunu aramayan babalar çoğunluktadır. Böyle babaların çocukları daha sorunlu kimseler olmuşlardır (Cüceloğlu, 1996: 383).
             

Yapılan araştırmalar boşanmış aile çocuklarının ruhsal uyumsuzluk oranının yüksek olduğunu ortaya koymaktadır. Ruhsal çökkünlük, okul başarısızlığı, çeşitli davranış bozuklukları en sık görülen davranış uyumsuzluklardır. Araştırmalar bize okul yaşına gelmemiş ve ergenlik çağındaki çocukların boşanmalardan daha çok etkilendiklerini ortaya koymaktadır. Uzun süreli izleme araştırmalarından çıkan sonuç ise boşanma sonrasında hem anne hem de baba ile düzenli olarak ilişki sürdürebilenlerde ileri yaşlarda ruhsal uyumsuzlukların daha az görülmesidir. Çocuklarda uyumsuzluğun daha az yaşanması için anne ve babasına aynı derecede aynı oranda görebilmesi sağlanmalıdır. Ancak bu düzenleme küçük çocukların sürekli ev değiştirmelerine neden oluyorsa sakıncalıdır. Çocuk iki ev arasında gidip gelmekten tedirgin olabilir. Okul çocukları bu düzenlemeye daha kolay uyabilirler. Küçük çocukların anne ile birlikte kalmaları, yaşları yükseldikçe artan sürelerle baba yanına gitmeleri daha uygun olacaktır. Böylece çocuk bir evden bir eve atıldığı duygusuna kapılmaz (Yörükoğlu, 1997: 109).

BOŞANMA SONRASI ANA-BABAYA ÖNERİLER

1. Çocuğa boşanmanın ne demek olduğunu, açık ve yalın bir dille anlatın. Bunu eşinizi kötülemeden ve suçlamadan yapın. Geçinemediğinizi bir arada mutlu olamadığınızı belirtin. Yeniden birleşme umudu vermeyin. "Sen istersen barışırım" gibi sözlerden kaçının.
 

2. Boşanmanın onu bir süre mutsuz edeceğini bildiğinizi söyleyin boşanmada bir suçu olmadığını, onunla ilgisi bulunmadığını belirtin. Ana-baba olarak sevginizin süreceğini boşanmayla anne yada babadan birini yitirmeyeceğini vurgulayın.
 

3. Çocuğu eşinizle olan çatışmanızın dışında tutmaya çalışın. Onu kazanma yarışına girmeyin. Barışmak için aracı yapmayın.
 

4. Duygularınıza yenilip çocuğu yan tutmaya zorlamayın. Size yaranmak için eşinizi kötülemesine izin vermeyin. Eski eşinizi olduğundan daha iyi gösterme çabasına da girmeyin.
 

5. Eski eşinizden öç almak için çocuğu ondan yoksun bırakmayın. Bu durumda asıl cezalanan eski eşiniz değil, çocuğunuzdur.
 

6. Çocuk ana ve baba arasında top gibi gidip gelmemelidir. Bir evi asıl evi olarak benimsemelidir. Çocukta sarsılan güven duygusu ayrı yaşayan ana ve babayı sık görmesiyle değil düzenli aralarla ve sürekli görmesiyle onarılabilir.
 

7. Çocuğu acıma duygularıyla ya da şımartarak eğitmeyin. Çocuğunda tedirgin ve güvensiz olduğunu düşünerek aşırı tepkilerden kaçının hele anne veya babasına göndermekle korkutmayın. Çocukta gördüğünüz olumsuz davranışları eski eşinize benzetmekten kaçının "Ne olacak.! Babasının oğlu, babandan ne hayır gördüm ki senden göreyim?" gibi ağır sözler kullanmayın (Yörükoğlu, 1994:271).

Kaynakça:
 

1-Yörükoğlu, Atalay Aile Ve Çocuk, Özgür Yayınları 5 Basım Mart 1997,İstanbul
 

2-Yörükoğlu, Atalay Çocuk Ruh Sağlığı Özgür Yayınları 1994 19. Basım İstanbul.
 

3-Akyüz, Emine, Ankara Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi İlk San Matbaası 1978 Ankara.
 

4-Yavuzer, Haluk Çocuk Eğitim El Kitabı Remzi Kitapevi 1997 5. Basım İstanbul
 

5-Ekşi, Aysel Çocuk Genç Ana Babalar 1.Basım Ekim 1990 Bilgi Yayınevi
İstanbul
 

6-Cüceloğlu, Doğan İnsan Ve Davranışı 6. Basım 1996 Remzi Kitapevi İstanbul.

 

Son Güncelleme: 28-Nisan-2006