MULTİMEDYA VE ÇOCUK
ÇOCUK VE TELEVİZYON
Televizyon çocukların ilk aylardan itibaren ilgisini çeken
bir araçtır.Birkaç aylık bebekler bile bu renkli, hareketli ve sesli görüntüyle
ilgilenirler, görme alanları içinde takip edebilirler. Bebekler büyüyüp
özellikle müziğe ilgi duymaya başladıkça müzik eşliğinde verilen görsel olarak
vurgulanan görüntülere daha fazla ilgi duymaya başlarlar.
Televizyonda söz ve görüntü bir arada verildiği için çocuklar çok kolay
etkilenirler. İyi seçilmiş programlar izlettirildiğinde çocukların bilgisini,
hayal gücünü artırabilir. İlk yıllarda özellikle reklamlar bebeklerin ve
çocukların ilgisini daha fazla çeker. Müzik kanalları da aynı şekilde müzik-ritm
ve renkli görüntülerin eşlik ettiği klipler nedeniyle ilgi çekici olur. Bu
dönemde fazla televizyon karşısında tutulan çocukların televizyon izleme
alışkanlıklarının gelişmeye başladığı bilinmektedir. Özellikle de çocuğa rahat
yemek yedirmek veya onun sakince oturmasını sağlamak amaçlı olarak televizyon
seyretmeye teşvik edilen çocukların okul yıllarında da sürdürecekleri şekilde
televizyon izleme alışkanlığı gelişmektedir. Ayrıca anne-babası çok televizyon
izleyen çocukların da yine model alma yoluyla zaman geçirme ve eğlenme aracı
olarak televizyonu tercih etmeleri söz konusudur.
TELEVİZYON İZLEMENİN ZARARLARI
Küçük yaşlardan itibaren
televizyon izleme saatleri sınırlandırılmayan çocuklar okul yaşlarında
televizyon bağımlısı olmaya aday olmaktadırlar. Kontrolsüz şekilde televizyon
izlettirilen çocukların yorum yapma, muhakeme etme yeteneklerinin olumsuz
etkilendiği bilinmektedir. Çünkü televizyon izlemek tek yönlü, pasif bir
etkinliktir. Oysa en etkin öğrenme yolu deneyerek yaşayarak öğrenmedir. Fazla
televizyon karşısında kalan çocuk direkt bilgi almaya alışır ve etkileşim içine
giremez. Bu nedenle televizyonun olumlu etkileri ancak sınırlı ve seçilmiş
programların izlenmesiyle sağlanabilir.
Çocuğun bebekliğinden itibaren televizyonun aynı ortamda açık olmasında bir
sakınca yoktur. Hatta bol işitsel uyaran içermesi bakımından yararları da
olabilmektedir. Ancak bu, çocuğun televizyon karşısına oturtulup başka uyaran
verilmemesi anlamına gelmemelidir. Aslında çocuklar 2 yaşlarından itibaren
televizyon karşısına oturup kısa çizgi filmler izleyebilirler. Ya da eğitimsel
içerikli çocuk programlarını izlemeleri uygundur. Ama bebeklikten itibaren
izlenen müzik kanallarının çocukların dil ve iletişim becerileri üzerinde
olumsuz etkileri olduğu bilinmektedir.
Çocuklar okul öncesi dönemde
çizgi filmler, çocuk filmleri ve eğitimsel programları izleyebilecek dikkat ve
sabır süresine sahiptirler. Yani bir saat civarı televizyon başında
oturabilirler. Bu süreyi aşmamak uygun olur. Çünkü bu dönemdeki çocuklar çok
alıcıdırlar ve zihinsel gelişimleri için gerekli olan başka bir çok faaliyetle
ilgilidirler. Öğrenmenin en yoğun olduğu bu dönemde tek yönlü bir etkinlik olan
televizyon ile doldurmamak gerekmektedir. Ayrıca bu yaşlarda çocuklar yaşam
rutinleri konusunda alışkanlıklar edinirler. Sürekli televizyon izleyen çocuklar
bunu alışkanlığa dönüştürmekte ve bir çok gelişim alanında yetersiz uyaranlar
nedeniyle geri kalabilmektedirler.
Özellikle okul çağına gelindiğinde televizyon
alışkanlığı nedeniyle okul ve derse uyum ve uygun çalışma alışkanlıkları
geliştirme konusunda ciddi sorunlar yaşanabilmektedir. Bazen çocuklar için
hazırlanan programlar ve çizgi filmler de şiddet ve uygun olmayan görüntüler
içerebilmektedir. Buradaki denetim yine ailelere düşmektedir. Televizyon için
ayrılan süre çocuğun gün içindeki boş zamanına oranlanmalıdır. Örneğin okul ve
günlük ihtiyaçlarının karşılanması haricinde çocuğunuzun kalan boş vaktinin
dörtte birinden fazlasının televizyon ile harcanması uygun olmayacaktır. Çünkü
çocuğun oyuna, paylaşıma, hobilerini geliştirecek zaman geçirmeye de ihtiyacı
vardır. Eğer çocuğun baş zamanlarında onunla sohbet etmeye, oyun oynamaya veya
başka hobilerine vakit ayırabiliyorsanız çocuğunuz genellikle TV izlemek yeri ne
sizinle vakit geçirmeyi tercih edecektir.
Televizyonun en önemli olumsuz etkisi çocuğun tek yönlü bir iletişim içinde
olması ve karşılıklı etkileşime fırsat vermemesidir. Özellikle dil gelişiminin
ve sosyal gelişimin temellerinin atıldığı en önemli dönem olan ilk 3 yılda
televizyon karşısında fazla vakit geçiren çocukların konuşmada gecikmelerinin
olma olasılığı artmakta ve dış dünya ile iletişimde sorunlar
yaşayabilmektedirler. Okul çağı çocuklarında ise yeterli ve uygun çalışma
alışkanlığı geliştirememe ve aktif öğrenme yerine kalıp öğrenmeye eğilim,
düşünce esnekliğinin azalması gibi bazı olumsuz etkilerden söz edilmektedir.
Renk, ses, ritm ve hareketin bir arada sunulduğu reklam ve müzik klibi gibi
programlar çocukların çok ilgisini çekebilmektedirler. Reklamlarda kullanılan
bazı bilinç altı uyaranların çocukların tutum ve tavırlarını etkilediği
bilinmektedir. Yani bu tür programların çocukları çok fazla etkilediği
bilinmektedir. Reklam ve klipleri kontrolsüzce izleyen çocukların verilen her
tür mesajı kalıcı olarak alabilmekte, korku, kaygı, öfke gibi duyguları yoğun
yaşayabilmekte, zaman zaman şiddet eğilimlerinin arttığı ve sosyal ilişkilerde
zorlanabildikleri bilinmektedir.
Son Güncelleme: 28-Nisan-2006